Sürekli Düşünmek (Ruminasyon) Neden Zararlı? | Samsun Atakum Psikolog Lokman YILMAZ

16 Ocak 20263 dk okuma
Sürekli Düşünmek (Ruminasyon) Neden Zararlı? | Samsun Atakum Psikolog Lokman YILMAZ

Sürekli düşünmek, aynı olayları ve duyguları zihinde tekrar tekrar döndürmek anlamına gelir. Psikolojide bu durum ruminasyon olarak adlandırılır. “Neden böyle oldu?”, “Keşke şunu yapsaydım” gibi düşünceler çözüm arayışı gibi görünse de çoğu zaman zihinsel yorgunluğu artırır ve rahatlama sağlamaz. Bir psikolog olarak danışmanlık sürecinde en sık gözlemlediğim durumlardan biri, ruminasyonun kaygıyı beslemesi ve kişinin bugüne odaklanmasını zorlaştırmasıdır.

Ruminasyon Nedir?

Ruminasyon; bir problem, hata ya da duygunun etrafında takılı kalıp aynı içeriği zihinde tekrar etmektir. Problem çözmeden farklı olarak yeni bir bakış üretmez. Zihni sürekli “tehlike var” modunda tutar. Bu nedenle ruminasyon; depresyon, kaygı ve takıntılı düşünceler ile yakından ilişkilidir.

Sürekli Düşünmek Neden Zararlıdır?

Ruminasyon beynin stres sistemini sürekli aktif halde tutar. Kişi geçmişi değiştiremeyeceği ya da belirsizliği kontrol edemeyeceği için düşünce döngüsü sonuç üretmez. Zamanla dikkat dağılır, uyku bozulur ve duyguları düzenlemek zorlaşır. Sürekli düşünmek zihinsel enerjiyi tüketir ve sorunlara daha dar bir pencereden bakılmasına neden olur.

Dinamik Bakış Açısı

Psikodinamik açıdan ruminasyon yalnızca zihinsel bir alışkanlık değildir. Çoğu zaman çözümlenmemiş suçluluk, değersizlik, kayıp ya da hayal kırıklığı gibi duyguların bugüne taşınma biçimidir. Zihin, tamamlanmamış bir duygusal süreci tekrar ederek onu “bitirmeye” çalışır. Ancak bu duygular güvenli bir ilişkide ele alınmadıkça tekrarlar sürer ve zihinsel yorgunluk artar.

Ruminasyondan Kurtulmak Mümkün mü?

İlk adım düşünceleri bastırmak değil, fark etmektir. Düşünceleri mutlak gerçekler gibi değil, zihinsel süreçler olarak görmek; bedensel farkındalığı artırmak ve tekrar eden düşünceleri yazıya dökmek odağı şimdiye taşır. Dinamik açıdan ise temel hedef, tekrarın altında yatan duygunun güvenli bir ortamda anlamlandırılmasıdır. Bu gerçekleştiğinde zihin aynı içeriği döndürmek zorunda kalmaz.

Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?

Düşünce döngüleri haftalarca sürüyor, günlük işlevselliği etkiliyor ve yoğun kaygı ya da çökkünlükle birlikte görülüyorsa, bu durum psikolojik bir sürece dönüşmüş olabilir. Amaç yalnızca düşünceleri azaltmak değil, ruminasyonu besleyen duygusal temayı ele alarak zihinsel yükü hafifletmektir. Online psikolojik danışmanlık, bu süreçte erişilebilir ve etkili bir destek seçeneği sunar.

Sürekli düşünmek zihni yorar çünkü değiştirilemeyeni kontrol etmeye çalışır. Odağı bugüne yönlendirdiğinde zihinsel gürültü azalır ve yaşamla temas güçlenir. Eğer sen de ruminasyondan çıkmakta zorlanıyorsan, destek almak süreci daha sağlıklı yönetmene yardımcı olabilir.

Samsun Atakum’da hizmet veren bir psikolog olarak, ruminasyon, kaygı ve zihinsel yorgunluk konularında yüz yüze veya online psikolojik danışmanlık sunuyorum.

Kaynakça

Türkçe
Yılmaz, M., & Şahin, N. H. (2017). Ruminasyon, depresyon ve kaygı arasındaki ilişkiler. Türk Psikoloji Dergisi, 32(80), 1–14.
Özdel, K., Türkçapar, M. H., & Aydın, A. (2012). BDT’nin temel ilkeleri. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 4(3), 364–379.
Türk Psikologlar Derneği. (2020). Stres, Kaygı ve Baş Etme Yolları.

Yabancı
Nolen-Hoeksema, S. (2000). The role of rumination in depressive disorders. Journal of Abnormal Psychology, 109(3), 504–511.
Watkins, E. R. (2008). Constructive and unconstructive repetitive thought. Psychological Bulletin, 134(2), 163–206.
McWilliams, N. (2011). Psychoanalytic Diagnosis. Guilford Press.